
Önce anlatılana yer açın
Bir çocuk sevdiği oyuncağını bulamadığında yetişkine küçük görünen bir kayıp onun için önemli olabilir. “Bunda ağlayacak ne var?” demek yerine ne olduğunu dinlemek iletişimi açık tutar. Aktif dinleme, yalnızca sessiz kalmak değil; dikkatimizi gerçekten çocuğa yöneltmektir.
Duyguyu tahmin edin, kesinleştirmeyin
“Oyuncağını bulamayınca üzüldün galiba” gibi bir cümle deneyebilirsiniz. Çocuk “Hayır, kızdım” derse bunu düzeltme olarak kabul edin. Onun yaşantısını onun yerine belirlemek yerine anlamaya çalışın. Bazı anlarda konuşmadan yanında kalmak da bir eşlik biçimidir; her duygu anı uzun bir konuşma gerektirmez.
Dinlemek, her davranışı kabul etmek değildir
Duyguya alan açarken güvenli sınırları koruyabilirsiniz. “Kızgın olduğunu görüyorum; vurmana izin veremem” ifadesi bu ayrımı görünür kılar. Yoğun duygu yatıştığında başka ne yapabileceğini birlikte düşünmek daha mümkün olur. Aynı cümle her çocukta ve her durumda aynı sonucu vermez; tepkisini gözlemleyin.
Küçük bir deneme
Bugün bir konuşmada telefonunuzu bırakın ve çocuğun söylediğini kendi kelimelerinizle kısaca geri yansıtın. Doğru anlayıp anlamadığınızı ona bırakın.
Kaynak ve ileri okuma
Genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; bireysel değerlendirme veya tedavi önerisi değildir.
← Tüm rehberlere dön